Ana Sayfa » Yaşam

bluto, 22.02.2009

yakışır kardeşime

- "Married with X" mi diyo ben mi yanlış okuyorum?
+ Yoo gayet dünya evi işte.
- İyi de daha geçen sene ilkokulda altına yapmıştı bu kız.
+ Geçen sene?
- 95 işte

-----------------------------------------------------------------

- Gökay değil miydi lan şu Megane'ın içindeki ?
+ Hee.
- Olum çocuk olgun adam olmuş, arka koltuktaki tutacağa takım elbise asmış?
+ Heee.
- E biz ne yapıyoz?
+ Tenis oynadık, süt içiyoz.
- Heeeeee!

-----------------------------------------------------------------

- Fırat naber lan?
+ Oooo Akifcim, iyiyim şükür, sen nasılsın?
- İyi işte ya ne olsun, hayırdır abi iş hayatına mı atıldın ne yaptın?
+ Öyle oldu kardeş ya, artık ekonomik özgürlüğümüzü elimize alalım dedik, sağolsun babam da yardım etti, franchising işine girdik.
- O ne lan, bu tükan senin mi yani?
+ Öyle sayılır, sampi bize malzemeleri, elemanlarını gönderiyor, biz de işletiyoruz burayı.
- Valla iyiymiş abi :) Bi pideni yerim artık sonra.
+ Eyvallah kardeşim beklerim.
- Hadi kolay gelsin, görüşürüz.
+ Sağolasın, görüşürüz.

-----------------------------------------------------------------

(Olum Erdi köpek geliyo, tırsıyorum lan !)
+ Akif nasılsın?
- Aaaa Salim senin miydi ya köpek, iyidir işte ne olsun ya basketten çıktık oturuyoruz öyle, sen ne yapıyon?
+ Ben de iyiyim kardeşim, dolaşıyoruz Yeşim'le beraber. Ne yaptın okulu?
- Valla bitti sayılır işte, tek derse gircem.
+ İş baktın mı?
- Yok ya yatıyoruz öyle, askerlik bekliyorum, sen ne yaptın?
+ Benim okul bitti, çalışıyorum 1 senedir, nişanlandık Yeşim'le, yuvarlanıp gidiyoruz işte kendimize göre.
- Hadi ya, çok sevindim abi hayırlı olsun. Zaten top sakal falan, iyice aile babası, olgun bi havan olmuş ha :)
+ Öyle işte kardeşim, hadi kendine iyi bak, selam söyle hocama, çok emeği geçti valla bize :)
- Tamam abi söylerim, hadi görüşürüz.
+ Görüşmek üzere.

-----------------------------------------------------------------

+ Kardeş böyleyken böyle, hayat çok yıprattı bizi.
- Len ne yıprattı sanki.
+ Bi allah, bi o cıgaralar bilir ne çektim ben...
- Töbe ya, durduk yere olgun oldu dünkü Doğan.
+ Valla çok değiştim kardeşim, yalan dünyanın oyunlarından bıktım valla, ekmeğimin peşinde olacam artık.
- Tamam ol da, bak cumartesi halı saha maçına gel bizimkiler hep orda olcak valla.
+ Kardeş mesai var o gece, değişirse izlemeye gelirim bizden geçti artık top falan.
- Tamam ulan gelme pis olgun!

Ulan herkes olgun, koca adam olmuş. İş dünyasına, dünya evine falan girmiş. İş dünyası dedikleri de bi garip görünüyo dışarıdan. Takım elbise giyip, "sen rakırsın heralde hehehehe" şakaları yapılan, "10 yıldır bu işin içindeyim hacettepenin adını duymadım, zaten özentilik canım hacettepenin ne işi olur bilgisayarla.." diye laf sokmaya çalışılan, en mütevazisini bile çaycıdan çayı alırken kasım kasım kasıldığı, en namuslusunun çocuğunun "performans ödevleri"nin çıktısını işyerindeki yazıcılardan aldığı, en mülayimleri yapmasa da yüksek yüzdeli çoğunluğunun "yeni stajyeri gördün mü lan ilik gibi allahıma" cümlesini kurabilme potansiyeline sahip olduğu; solitare, baştan savma, sorumluluk almama, adam kayırma, telefondan kadınlar gününe canlı bağlantı, işten kaytarma, dedikodu... gibi kelimelerin mesaileştiği bi dünya. "hep çocuk kalsaydım keşke" diye zırvalayanları haklı çıkarıyo sanki. Dursun zaman!