bir kuşunu çok sevdim
Bi kuş gelmiş bugün bizim küçük balkona. Nerden gelmiş nasıl gelmiş düşünüyorum hala, ama kendi de küçük, serçe.
Kurumaya bıraktığımız banyo halısının arkasına saklanmış, ya soğuktan ya da korkudan. Uçamıyo zavallı. Annem ekmek kırıntısı vermiş, yemiş bitirmiş afferin. Ben de lens kabıma su doldurdum, garip bi plastik kaba da ekmek koydum, yakınına bi yere bıraktım. Korktu benden. Zıpladı, koştu, çırpındı ama uçamadı; kaçamadı balkondan. Sonra çıktık balkondan dışarı, korkusu geçti sakinleşti ve halının arkasına geçti yeniden. Abimle kapıyı, ışığı kapattık, seyrettik serçeyi heyecanla. Yemeğini yiyecek mi, suyunu içecek mi?
Bekledik, bekledik... Çıkmadı serçe, çıkamadı.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
En son çıkamamıştı oradan. Sonrasında da ekmek-su vermeye devam ettik. 2. gün zıplayabiliyodu hafif hafif. Geliştirmiş olacak ki bacaklarını, kanatlarını 3. gün ekmek vermeye gittim baktım yok. Vedalaşmadan, teşekkür etmeden, haber vermeden. Gitmemiş kaçmış resmen.
Serçeden sonra da abim gitti zaten bizim evden. Vedalaşıp, haber verip, elini kolunu sallaya sallaya...
Bu yazı için henüz yorum yapılmamış.