gel yiğenim
Böyle amcalar var. İki belirgin özellikleri olur bu amcaların. Birincisi yaşadıkları şehri inanılmaz bir şekilde en ince ayrıntısına kadar bilirler;
- Amca Türkiye Eskrim Fedarasyonu nerde biliyo musun?
+ Ana binayı mı soruyooon, idman binasını mı?
- Galiba ana binayı soruyorum amca.
+ Şurdan sola dön, 6 sokak say, 6 sına da girme, 7.ye gir. 50 metre sonra karşında.
- Eyvallah amca..
Ve ikinci özellikleri, bu amcalar çok güzel hikayeler anlatır. Ve bu hikayeleri kendileri mi uyduruyolar, yoksa bu tip amcalar kendi aralarında iletişim kurup, tüm hikayeleri bir çatı altında toplayıp, hikayeleri "anlatıldı", "anlatılmadı" diye kayıt altına mı alıyolar bilinmez bu amcaların anlattığı herhangi bir hikayeye başka bir yerde rastlamak mümkün değil.
Ben de artık bu amcalara özendim, işe bir adet Ankara haritası (hadi google earth olsun bari) almakla başladım. Şimdi de ilk hikayemi anlatıyorum;
"Bilinmez bir gün, bilinmez bir yerde bir çocuk doğmuş. Yine bilinmez bir şekilde iki kadın birden bu çocuğun annesi olduğunu iddia etmiş. Tartışmalar, kavgalar derken bir bilene danışmaya karar vermişler. Bilen adam düşünmüş düşünmüş.. Sonunda, "bu işin tek bir çözümü var, o da çocuğu ortadan ikiye ayırıp aranızda paylaştırmak" demiş. Bilen adamın şaka yapan bir yanı olmadığını gören kadınlar şaşırmış. Daha sonra kadınlardan biri "ben yalan söyledim, gerçek annesi bu kadın" deyip, diğer kadını işaret etmiş. Ve Bilen adam çocuğu "yalancı" kadına vermiş..."
Yorumlar (2):