Hiç
Gece uykuya dalmadan önce çok sık yapılan bir şeydir kurgulamak olan biteni . Kişiler konuşturulur, olaylar tekrar tekrar yaşanır . İstediğimiz şekilde degiştiririz yaşananları , tekrar tekrar çekeriz degişik açılardan bir film çeker gibi. İstediğimiz şekilde olana kadar yenilenir sahneler, ya da istenilen oluşmuştur ve o kadar hoşumuza gitmistir ki defalarca seyrederiz o sahneyi . Sahneler bir biri ardına geçerken aklımızdan uykuya yenik düşeriz. Bunlar bilinç altına işler ve rüyalar da yeniden çikar karşımıza istediğimiz gibi. Uyandığımız da bir tebessüm belirir yüzümüzde. Elimizde olsa uyanmak istemeyiz. O kadar gerçek gelmiştir ki bize bu hissettirdiklerini tekrar yaşamak isteriz. Fakat sonra gerçeklerle yeniden karşı karşıya kalırız. Ve gördüğümüz rüya acı vermeye başlar bize , hatta olayın kendisinden daha fazla bazen. İşte o an gözlerimizden düşen bir kaç damlayı tutamayız...
Hiç
İşte yine başlıyoruz
Bakışlarına yakalandığım anda
Kaybediyorum kontrolümü karşında
Sözcükler birbirine dolanıyor
Çıkamıyorlar bir türlü ortaya
Sarılmamak için tutuyorum kendimi
Aklımdan geçenlere kelepçe vuruyorum
Sürgüne yolluyorum sözcükleri ortaya çıkacaklarken
Beynimin en ücra köşelerine
Neden böyle olmak zorunda ?
Bilmiyorum...
Elimi kolumu bağlayan nedenler
Duygularım birbirine karışıyor
Ne hissediyorum bilmiyorum
Tüketiyor beni bu kargaşa
En sonunda en iyi yaptığım şeyi yapıyorum
Bekliyorum
Hiç bir şey yapmadan
Beklerken bir iki cümle beliriyor kalemimin ucunda
Bir kaç damla göz yaşı da eşlik ediyor onlara
Tutamıyorum..
Ben bir hiçtim
Dolaştim etrafında
Sen beni hiç farketmedin
İşte bu kadar...
Yorumlar (3):