Ana Sayfa » Edebiyat

Burak, 23.05.2007

Çıkmaz Sokak

İçki içmek , içtiğin her gün intihar etmektir demişti arkadaşlarımdan birisi. Ben de eklemiştim ya da eğlenmeyi bilmeyenlerin sığınağıdır içmek. Çünkü ikisinde de hissetmemek gerekir , o anı öldürmek . Birisinde kendisi olmaktan çıkar eğlenmeye başlar diğerinde ise tamami ile o anı öldürerek yaşamamak kaçmak gerekir sorunlardan.
Aramızda yalnız içmeyi deneyenler varsa bilirler , insan sorgulamaya başlar olan biteni. Yavaş yavaş zaman kavramı ortadan kalkar , uzadıkça uzar bu sorgulama. Çoğunlukla o zaman diliminde her hangi bir sonuca varılamaz ama bir şekilde istenilene ulaşılmıştır ; çünkü kendine gelindiğinde hatırda kalan sadece bir baş ağrısıdır.
Yazarken onu düşünerek yazmasam da , sonrasında üzerine düşündüğümde ondan bir şeyler olduğunu hissettim bu yazının içinde .
Olcay umarım beğenirsin...
Tabi ki siz de (:

Çıkmaz Sokak

Dolaşırken aynı yollarda
Belirir hatıralar aklında
Düşünmeye başlar insan
Sonra bulur kendisini bir çıkmaz sokakta

O çıkmazın üzerindeki bir mekanda , belki bir barda
Boşalmış bir kaç kadeh arasında
Oturtmuştur kendisini insan
Loş ışıklı bir sorgu masasına

Sorgulayan da kendisidir cevaplayan da
Bir grup izmaritin huzurlarında
Sürüp giderken bu tartışma
Kapının önünde bulur kendisini insan
İki gardiyanın kollarında

Suratına çarpınca soğuk rüzgar
Günün ağardığı sırada
Atar kendisini insan
Sarı renkli bir otomobilin arka koltuğuna

Bir sonraki celseye ertelenmiştir bu dava
Ulaşınca insan kendi yatağına
Geriye kalmıştır bir baş ağrısı tüm geceden hatıra
Geçirince tüm geceyi işkence altında